
Herkeste dört tane bulunmaz. Bazı kişilerde üç, bazılarında bir tane vardır; bazı kişilerde ise hiç gelişmez. Bu tamamen normaldir.
Sorun genellikle dişin kendisi değil, ona ayrılan yerdir. İnsan çenesi zaman içinde küçülmüş, yirmi yaş dişleri ise varlığını sürdürmüştür. Yeterli yer olmadığında diş normal konumuna süremez.
Diş etinden veya kemikten tam olarak çıkamayan yirmi yaş dişine gömülü diş denir.
Gömüklük farklı biçimlerde olabilir:
Tam gömük – diş tamamen kemik içinde kalır.
Yarı sürmüş – kronun bir kısmı görünür, kalanı diş etiyle örtülüdür.
Açılı gömüklük – diş komşu azı dişine doğru eğimlidir.
Yatay gömüklük – diş kemik içinde yan yatmış durumdadır.
En çok sorun çıkaran genellikle yarı sürmüş dişlerdir; çünkü üzerlerindeki diş eti kapağı, temizlenmesi mümkün olmayan bir alanda yiyecek ve bakteri biriktirir.
Çenenin arkasında ağrı veya basınç hissi,
Son azı dişinin arkasındaki diş etinde şişlik ve kızarıklık,
Ağzı tam açmakta zorlanma,
Ağız kokusu veya ağızda kötü tat,
Kulağa veya çene hattına vuran ağrı,
Yirmi yaş dişinde ya da yanındaki azı dişinde çürük,
Geçip tekrar başlayan ataklar,
Gelip geçen ağrı, sorunun çözüldüğü anlamına gelmez. Genellikle iltihabın alevlenip yatışması demektir.
Çekim genel olarak şu durumlarda önerilir:
Bir yirmi yaş dişi, sırf var olduğu için çekilmek zorunda değildir.
Şu durumlarda çekim gerekmeyebilir:
Frig Dent olarak çekimi rutin bir işlem olarak değil, klinik bir gerekçe olduğunda öneriyoruz.
Bu, en yaygın inanışlardan biridir ve dürüst cevap şudur: konu tartışmalıdır.
Erişkinlikte alt ön dişlerde görülen çapraşıklığın birden fazla nedeni vardır; çenede zamanla oluşan doğal değişiklikler de bunlar arasındadır. Öne doğru itme yapan bir yirmi yaş dişi bazı kişilerde katkıda bulunabilir, ancak tek açıklama değildir.
Ortodontik tedavi gördüyseniz, yirmi yaş dişlerinin sonucunuz için risk oluşturup oluşturmadığını ortodontistiniz değerlendirecektir. Nüksü önlemede en güvenilir koruma ise pekiştirme (retainer) apareyidir.

Panoramik röntgen dişin ve köklerinin konumunu gösterir. Köklerin alt çenede sinir kanalına, üst çenede sinüse yakın olduğu durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme için 3 boyutlu dental tomografi (CBCT) istenebilir. Bu, doğrudan güvenliği etkileyen bir planlama adımıdır.
Bölge tamamen uyuşturulur. İşlem sırasında basınç ve hareket hissedersiniz, ancak ağrı hissetmezsiniz.
Normal sürmüş bir diş çoğu zaman doğrudan çıkarılabilir. Gömülü bir diş ise cerrahi yaklaşım gerektirir: diş eti kaldırılır, gerekirse az miktarda kemik alınır ve diş bazen daha küçük bir açıklıktan çıkarılabilmesi için parçalara ayrılır. Dişin bölünmesi bir komplikasyon değil, travmayı azaltan bir tekniktir.
Soket temizlenir ve gerekiyorsa diş eti dikilerek kapatılır. Günümüzde kullanılan dikişlerin birçoğu kendiliğinden erir.
Çekimlerin çoğu, dişin konumuna bağlı olarak 15–45 dakika arasında tamamlanır.
Çekimden sonra sokette bir pıhtı oluşur ve iyileşen bölgeyi koruyan şey bu pıhtıdır. Komplikasyonların çoğu bu pıhtının kaybedilmesinden kaynaklanır.
İlk 24 saatte:
Sonraki günlerde:
Şişlik genellikle ikinci veya üçüncü günde en üst düzeye çıkar ve ardından geriler.Bu, iyileşmenin normal bir parçasıdır; bir başarısızlık işareti değildir.
Kuru soket, bölge iyileşmeden pıhtının kaybolması veya çözülmesi sonucu kemiğin açıkta kalmasıdır.
Genellikle çekimden 2–4 gün sonra, ilk günün ağrısından daha şiddetli, zonklayıcı ve kulağa vurabilen bir ağrı olarak ortaya çıkar; sıklıkla kötü tat veya koku eşlik eder. Sigara, pipet kullanımı ve kuvvetli çalkalama başlıca risk faktörleridir.
Tedavi edilebilir bir durumdur. Ağrınız üçüncü günden sonra azalacağına artıyorsa beklemeden diş hekiminize başvurun.
Lokal anestezi sayesinde işlem sırasında ağrı hissedilmez. Sonrasında birkaç gün sürebilen rahatsızlık, reçete edilen ağrı kesicilerle kontrol altına alınır.
Diş eti yüzeyi genellikle 1–2 hafta içinde kapanır. Altındaki kemik iyileşmesi ise birkaç ay devam eder. Çoğu kişi 2–3 gün içinde günlük yaşamına döner.
Bazı durumlarda evet, ancak bu dişlerin zorluk derecesine ve genel sağlık durumunuza bağlıdır. Tek seferde bir taraf çekildiğinde diğer taraftan rahat çiğneyebilirsiniz; birçok hasta bunu tercih eder.
Çekim, kökler henüz tam gelişmediği ve kemik daha esnek olduğu için genç yaşta teknik olarak genellikle daha kolaydır. Bununla birlikte klinik gereklilik olduğunda her yaşta çekim mümkündür.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi enfeksiyon, uzayan kanama, alt çene çekimlerinde dudak veya dilde geçici uyuşukluk ve üst çene çekimlerinde sinüsle bağlantı oluşması gibi riskler bulunur. Bunlar seyrektir ve doğru görüntüleme, planlama ve teknikle en aza indirilir.
Yirmi yaş dişleri ne her zaman bir problemdir ne de her zaman zararsızdır. Önemli olan doğru
değerlendirmedir: dişin konumu, sinir ve sinüsle ilişkisi, komşu azı dişinin durumu ve bölgenin
gerçekten temiz tutulup tutulamayacağı.
Frig Dent Diş Kliniği olarak Eskişehir’de yirmi yaş dişlerini dijital görüntülemeyle değerlendiriyor, çekimin gerçekten gerekli olup olmadığını açıkça anlatıyor ve işlemi hasta konforunu önceleyerek gerçekleştiriyoruz.
Yirmi yaş dişinizle ilgili ağrı, şişlik veya tekrarlayan şikâyetleriniz varsa ya da yalnızca çekilmesi gerekip gerekmediğini öğrenmek istiyorsanız, ayrıntılı muayene ve kişiye özel planlama için Frig Dent Diş Kliniği ile iletişime geçebilir ve randevu oluşturabilirsiniz.